










"
Pandemi sürecinde dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biri 1,5 metrelik mesafe oldu. Her ne kadar bu mesafe "sosyal mesafe" olarak adlandırılsa da birlik hissine en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde mesafenin sosyal değil sadece fiziksel olması gerektiğine inanmaktayız.
"
Pandemi ile birlikte değişim söylemlerinden etkilenenler arasında mimarların ve mimarlık öğrencilerinin en fazla yararlandığı kaynaklardan biri olan Ernst Neufert'in Yapı Tasarımı kitabı da bulunmaktadır. Pandemi şartları olmadan önce de güncelliği konusunda tartışma unsuru olan kitabın pandemi sonrası değişen standartlardan nasıl etkileneceği mimarlık tartışmalarında kendine yer bulmakta. Bu çalışmada amacımız; yeni bir Neufert yaratmaya çalışmaktan ziyade pandemi ile hayatımıza giren mesafe, maske, temas gibi kavramlar üzerinden değişimi ve dönüşümü söylem alanından çıkarıp çizime dökmek olmuştur.
"
"
Çalışmanın başlangıcında bu süreçte görmeye sıkça alıştığımız "El nasıl yıkanmalı?" ya da "Maske nasıl takılmalı nasıl takılmamalı?" gibi soruların görselleştirilmesi ve diyagramlarının sunulması uygun bulunmuştur.
El yıkama kılavuzu:
Ellerinizi ıslattıktan sonra (şekil-1) onları kaplamaya yetecek kadar sabun alın (Şekil-2). Aldığınız sabunu avuç içleri, parmak araları ve tırnakları içerecek şekilde ovalayın (Şekil-3,4,5,6,7). Ovalama işleminin ardından ellerinizi durulayarak (Şekil-8) tek kullanımlık mendiller yardımı ile kurulayın (Şekil-9).
"
"
Maskenin kullanımında dikkat edilmesi gereken ilk şey el temizliğidir. El temizliği yapıldıktan maske, iplerinden tutularak (Şekil-1) ağzı, burnu ve çeneyi içine alacak şekilde yüze yerleştirilir (Şekil-2). Maskeye temas, mümkün olduğunca az olmalıdır. Maske takıldıktan sonra burun kısmında bulunan metal aparat burnu saracak şekilde sıkıştırılır (Şekil-3). Maske kullanımında ağzın, burnun ya da çenenin açıkta kaldığı kullanımlar hatalıdır ve sayfanın sağ tarafında gösterilmiştir.
"
"
Damlacık yayılımının önlenmesinde maske kullanımının etkisi üzerine yapılan bir araştırmada denek, hızlı kamera ile kayıt altına alınmıştır. Deneğin konuşma, öksürme ve aksırma anlarında ne kadar damlacık yaydığını ve maskesiz, tek kat maskeli, çift kat maskeli ve cerrahi maskeli senaryoların bu yayılımı ne ölçüde etkilediği bir video ile kayıt altına alınmıştır. Yandaki görselleştirmeler bu videodan yakalanan karelerin görselleştirilmesi ile elde edilmiştir. Videoya ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.
"
"
Pandemi sonrası yeni normal ile kurulan ilişkiler, Edward T. Hall'ün alan kavramları üzerinden kişisel alan yerine sosyal alan kavramı referans alınarak yandaki görsel üzerinden yeniden senaryolaştırılmıştır. Bu çalışma sonunda söylenebilir ki her ne kadar mekan kullanımı ve mekanlarda kullandığımız nesnelerin henüz değişim/dönüşüm sürecini tamamlamamış olsa da mekandaki kullanıcı sayısının azaltılması, korunma önlemleri ve mesafe, temas gibi kavramlar hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir.
"
"
Pandemi sürecinde dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biri 1,5 metrelik mesafe oldu. Damlacıkların ağız ve burundan çıktıktan sonra havada asılı kalmadığı uzmanlarca belirtilmektedir. İki kişi arasında bırakılan 1,5 metrelik mesafe damlacık yayılımında bu iki kişinin de güvende kalmasını sağlamaktadır. Damlacık yayılımı ile ilgili yapılan bir çalışma için buraya tıklayabilirsiniz.
1,5 metrelik mesafe kavramı dışında gerekli durumlarda eldiven kullanımı, kontamine olması muhtemel yüzeylerle zorunda olmadıkça temastan kaçınma, el temizliğine dikkat etme ve elin yüz ile olan temasını minimumda tutma, alınabilecek diğer önlemlerden birkaçı olarak karşımıza çıkmaktadır.
"
"
1,5 metrelik fiziksel mesafe ve maske kullanımına ek olarak pandemi ile birlikte özellikle kapalı alanlarda kullanılmaya başlanan bir diğer ekipman da "koruyucu siperlik"ler oldu. Koruyucu siperlikler, kişisel kullanım için olduğu kadar müşteri ile kasa çalışanı arasında da bölücü / koruyucu ekipman olarak kullanılmaya başlandı.
"
"
Pandemi ile birlikte yaşadığımız evlerimize kapanma sürecinde başta salonlarımız ve odalarımız olmak üzere evimizin mekanları ciddi bir dönüşüm süreci yaşadı. Bir mekanın günün değişen saatlerine ve değişen ruh halimize göre işyerinden konser salonuna, restorandan spor salonuna farklı işlevler yüklendiğini hem gördük hem de yaşadık.
"
"
Pandeminin hatırlattıkları arasında belki de en önemlisi mekanların dışarı açılmasını sağlayan çatı, balkon, teras gibi yapı bileşenleri oldu. Mekanı büyütmeye kurban giden balkonların değeri yeniden hatırlandı ve bu mekanlar nefes aldığımız, sosyalleştiğimiz, spor yaptığımız yerler haline gelerek bizlerin de dışarı açılmasını sağladı.
"
"
Pandemi sürecinde ön plana çıkan yapı grubu konutlar olurken mekan özelinde de bu görevi balkonlar yüklenmiştir. Mesafeye rağmen sosyal birlikteliğin en kolay kurulduğu mekan olması, komşuluk ilişkilerini hatırlatıcı ve yeniden kurucu olması etkileri sayesinde konutlar için ne kadar gerekli mekanlar oldukları tekrar hatırlanmıştır.
"
"